Nefsimizi Değil, Ruhumuzu Besleyen Devlete Hasretle: Cumhuriyet'in 100. Yıl Pespayeliği…

Yazan: 04 Ocak 2024 772

İnsanın, hayvanla ortaklık belirten bir hususta övünmesi, insanlık mıdır? Mesela tırnağı mı çok keskin? Kuzgununki daha keskin! Ya da sesi mi pek güzel? Bülbülünki daha güzel! Kuvvette geçilmez midir? Katırı geçebilen mi var? Bir şey ki, onda insana ortak olan hayvandır, o şeyde belirtilecek kifayet, övünmeye değil, ancak vaziyete müteallik olabilir…

Büyüklerden biri “Bir er gördüm…” diyor, bir güzele giriftar olan… “O güzel nereye gitse, o da peşinden gitmekteydi…” Sonra düşünüyor ve kendi kendine “Hayvanda da aynı şey değil midir?” diyor… Değil midir? İnsanın, hayvan ile ortak olduğu işten bir şey mi beklenir? Beklenmez! Ama bunu kim anlar? Herkes bakar ama herkes görmez…

Bir yönetim şekli için de aynı şey değil midir? Bakın işte, hem Cumhuriyet ile övünüyorlar, hem de onun 100. yaşı ile… Oysa Çin’de de, Küba’da da, Suriye’de de ve hatta, gülmek ve ağlamanın bile nizamnameye bağlandığı Kuzey Kore’de de Cumhuriyet yok mudur? Hem yaşları, pek mi azdır?

“Bir devlet gördüm…” dese başka bir büyük, “muasır medeniyet” isimli bir hayale giriftar olan… “O hayal nereye gitse, o da peşinden gitmekteydi!” Sonra düşünse ve kendi kendine “Çin’de, Küba’da, Suriye ve Kuzey Kore’de de aynı şey değil midir?” dese… Değil midir? Bir idare şekli ki, ona kabuk tarafından boğucu ve kusturucu ülkeler de ortaktır, ondan bir şey beklenir mi? Beklenmez! Ama bunu kim anlar? Herkes bakar ama herkes görmez…

Evet, Cumhuriyet’in 100. Yılı, kurulmuş ama ismi Tanrılar panteonuna tasdik ettirilmemiş ruhsatsız bir din ve onun meczup rahipleri tarafından, diğer yıldönümlerindeki gibi gene gözlere çöp diye sokulmaya çalışıldı. Hani şu, Cumhuriyet’in vatan ahalisini Padişah’a kul olmaktan kurtarıp, birey yapmış olma pespayeliği! Bu pespayeliğin pespayelik çapını, mesela bu pespayeliğin İtalya’da olması ve geçmişinden tiksindiği halde orada da hâkim bulunması durumunda, patronajına aldığı ora vatan halkına eşekçe şu nevi çıkışlarda bulunabileceğinden ölçmeye çalışın:

“Senin Roma İmparatorluğu dediğin bir uçak mı imal edebilmiş!”

Zira bizde bu ve benzerlerini Osmanlı’yı hedef tutarak, anakronik bir anırtı halinde çığıran eşek az mıdır?

“Türk tarihi Cumhuriyet ile başlar!” diyen böyle bir eşeği, Cumhuriyet düzeninde Milli Eğitim Bakanı bile yapmışlardı! Tarihte kalmış bir kişiden bahsetmiyoruz ha, hâlâ yaşayan bir eşekten bahsediyoruz!

Fecaati bu örnekten ölçün; bir insan bedenine, bir fare kafası takmak, hem zulüm, hem hamakattır da, bu işi olabilir görmek, zulmün içselleştirilmesi, hamakatın kitleselleştirilmesidir!

Cumhuriyetin 100. yılında, okuldan dönerken köpeklerce yiyilen ve bu görünüşüyle hiç de münferit olmayan ölümcül bir derdin göbeğinden sesleniyoruz!

Cumhuriyet olmasaydı, köpekler bile sizi yemezdi!

Allah’ın, tarihin farklı bir devresinde ve farklı sebeplerden ötürü helâk ettiği kavimler el an, Cumhuriyet Türkiye’sinin 100. Yılında bir kavimler konfederasyonu kuracak kadar kalabalık ve örgütlüler!

Cumhuriyet olmasaydı, helâk bile edilmezdiniz!

Maatteessüf, 100. Yılında bu Cumhuriyet, yaşı nice asrı geçkin devletimizi, milleti nefsi cihetinden besleyici, ruhu cihetinden pisleyici bir vasata erdirmiştir…

10. yılında 15 milyon genci baştan yaratma vadeden rejim, 100. yılında milyonlarca genci, hayvanlarla ortak olmayan bütün cihetlerden öldürmüştür…

Şimdi bütün övünü edebiyatı, hayvanlarla ortak olan şeyler cihetindendir…

Vaziyeti hecelemek için hem şimdi büyük olmaya gerek de yoktur:

-Hayvan ile ortak olan işlerden bir şey beklenir mi?

Beklenmez, beklenmediği gibi alıp götürdükleri de tam hesap edilemez…

Zaten nefsimizi semizlendiren rejimin zararları tam manasıyla ancak, ruhumuzu besleyen devleti avdet ettirdiğimizde ortaya çıkacak…

Dergiler

Servet Turgut'un Kaleminden

© 2022 Seriyye Dergisi