Seçim Mi, Saçım Mı?

Yazan: 11 Nisan 2024 41234

Demokrasi rejiminin bayramı diye lanse edilen seçim Türkiye’de, en kalitesiz tiplerin adeta millet ağzına kendi pisliklerini saçım törenidir. Bir kere bütün mücadele yalan üzerine kurulu propaganda ile yürümektedir. Partilerce belirlenen adaylar, partilerdeki kalitesizlik çapında kalitesizdir. Zaten kaliteye ulaşmak için sistem müsait değildir. Mesela bir şehri temsil edebilecek en iyi adamları isteseniz de aday olarak meydana çıkaramazsınız, çünkü Türkiye demokrasi rafinesinin greyderleri, her daim en kalitesiz aday madenine ulaşmak üzere kepçe sallarlar. Çoğu zaman şahsiyetsiz bir maraba hüviyeti, birçok dişli rakip içinde kişinin en büyük avantajı olur. Çünkü Genel Başkan, seçimi cepte bildiği yerde, cebindeki çakmak gibi iradesiz ve şahsiyetsiz aday ister. Hani seçime onu aday olarak koymadan evvel, adeta ağzına bir pislik saçım testi yapar. Muhatabı eğer ağzını teklifsiz açmayı ve saçılanları iştahla yutmayı seçerse, seçilecek kişi olduğunu da ispat etmiş olur!

Yalnız adaylar mı!

Parti sınırlarından itibaren memleket gazetecisi, işadamı, bürokratı, diplomatı, esnafı, kahve ahalisi diye uzayan sayısız başlıkta saflara ayrılır. Bir şeyin zatıyla doğru olma durumu, doğruların canıyla beraber çıkarılır ve doğruluk endeksi, kendinden olma paçozluğuna endekslenir. Memleket, seçim sath-ı mahallinde adeta bir ağzına pislik saçım karnavaline döner!

Böyle olunca da seçim zamanlarında televizyonu açmak ile ağzını açmak arasında pek fark kalmaz. Zira karşınıza çıkan ve fikir serdediyormuş gibi yapan mesela bir gazeteci, aslında kendi ağzına saçılanları hak etmek için millet ağzına saçıp durmaktadır… Ortalıkta aylar boyunca ulvi fikir serdeden tek bir ağız göremezsiniz! Ağızlar umumen seçimlidir! Böyle böyle memleketin ağzına pislikler seçim seçim saçılır!

Demokrasi bayramı seçimlerde en zirvedeki adamdan tutun da, en zırva muhtar adayına kadar herkes tabiî bir lisanla yalan söyler, herkes marabalarına tayin arttırmak vaadindeki bir Maho Ağa’dır ve bu edayla memleket varlıkları üzerinden halka vaatte bulunup durur! Anketler karşılıklı kötü geldikçe seçim meydanı, haraç-mezat pazarına döner! “Beni seçerseniz!” diye başlayan vaad konçertolarının gerçekte terennüm ettiği şey “Ağzınızı açarsanız!” şeklindeki bir zurna peşrevidir! Umumen de zaten ağızlar açılmaya ikna edilir ve bir dahaki demokrasi bayramı seçime kadar, ağızlara pislik saçılmaya devam edilir!

Aslında sekiz asır evvel Anadolu’nun gördüğü Moğol istilası, reenkarne olmuş ve demokrasi seçimi hüviyetiyle kaldığı yerden devam etmeye gelmiştir. Zira Türkiye’de seçim, yeni dönem memleket yağmacılarının seçimi olarak, milletin öz ağzına pislik saçıcılarını öz eliyle seçmesi demektir. Bu sebeple yaralı parmağa işemekten bile imtina eden sayısız aday müsveddesi, “millete hizmet” tiltiyle önce aday adayı, sonra da olabilirse aday olmak için bir servet harcamayı göze alır. Nasılsa seçilirse, yaralı parmağa işemek değilse de, millet ağzına pislik saçmaktan kaynaklı bir rantın burcuna çıkabilecektir… Aslında bu yapılanın seçim değil, millet ağzına pislik saçımı olduğu bu açıdan pek bariz olarak bellidir. Seçilebilmek için 10 milyon harcamaktan imtina etmeyen bir adam da, onu seçenler de çok iyi bilmektedir ki; bu adam seçildiği takdirde harcadığını kat be kat fazlasını yağmalayacaktır. Seçimde saçım diyalektiği bu derece barizdir… Öyleyse bu aleni yağma düzeni ne diye hâlâ işleyebilmektedir?

Bu suale denk başka bir sual soralım:

-80 milyon kişinin katıldığı tek ödüllü bir piyangoya, piyangonun kişinin kendisine vurma ihtimali 80 milyonda bir iken, ne sebeple ona tek tek 80 milyon kişi katılmaktadır?

Çünkü her bir kişi, bir diğerinde piyangonun kendisine vurma ihtimalini sevmektedir!
Aynen öyle de; ağızlara pislik saçacakları seçecek her bir kişi, ağızlara pislik saçacak her bir kişide kendi kendini seçme ihtimalini sevmektedir!

Anlayacağınız demokrasi ikliminde yalnız seçilenler değil, seçenler de zehirlenmiştir!

Zira demokrasimiz bilmem kaç yaşındadır ve millî iştah kapısı ağızlarımıza seçtiklerimiz tarafından nice zamandır pislik saçılıp durulmaktadır…

31 Mart 2024 demokrasi bayramınız kutlu olsun!

Dergiler

Servet Turgut'un Kaleminden

© 2022 Seriyye Dergisi