Fikirsiz Yalakaya Acıyın!

Yazan: 22 Haziran 2020 191

Temizlikçiler, güvenlikçiler, kâğıt toplayıcıları, inşaat işçileri, hamallar, fabrika emekçileri, şoförler, kanalizasyon açıcıları, çatı aktarıcıları vesaire… İfası ne kadar zorsa, ücreti de o kadar kıt, daha nice meslek ve bu mesleklerde ekmeğini kazanan nice insanımız var…

Allah, yardımcıları olsun, alın terlerine rahmet, ekmeklerine bereket düşürsün…

Ama son devrin, yeni peyda olmuş, zorlar zoru bir mesleği daha vardır ki; Allah, asıl bu mesleği icra edenlerin yardımcısı olsun…

Bu meslek, fikirsiz yalakalık ve onu icra edenlerse, fikirsiz yalakalardır!

Kanalizasyon işçileri, kötü koku ve sıçanlarla boğuşurlar… İnşaat işçileri ve hamalların kas kütleleri, güneşin ve yükün, kurşuni topuzlu kırbaçlarından ahu vah ederler… Kâğıt toplayıcıları, sokak köpekleri ile konteynır kedilerinin hışmı altındadırlar… Şoförler, batman batman stresten başka, apış aralarından itibaren sarmaşıklaşan öz kıllarının, içten istila hedefidirler… Daha neler ve neler…

Ama siz, bunların hepsini bir yana koyun ve asıl, fikirsiz yalakanın içinde bulunduğu vaziyete ağlayın…

Şimşekten daha hızlı ağız değiştirebileceksin, kıbleni olması gereken yere değil, döndüğün yere getirebileceksin, fikir testinin dibi delik iken, yaranma hedefine yalanma küvetleri doldurabileceksin, leb demeden leblebiyi anlayacak ve lazım leblebiyi, lüzumu görülen ağza şıp diye koyuvereceksin… Daha neler ve neler…

Üstüne fikirsiz yalakanın, her biri maddi bir işkenceyi de yanında getiren bu meslek ifalarından da öte, en büyük sancısı, bütün bunları yaparken en ufak bir ruh sancısı çekmemesindedir…

Ruh iptali denilen şey…

Ruhsuzluk denilen ve maddi sızısını da hissettirmeyen ruhsuzluk hali…

Aklınıza hemen, his iptali denilen felaket geldi değil mi? Hani şöminesi başında gazete okuyan bir Batılı, ayağı tutuşup da dizine kadar yandığı halde, haberi olmuyor! Acı hissi iptal olmuş zira… İşte ruh iptali, bundan da beter bir felakettir, zira ilkinden peyda olan güveler sadece maddeyi kemirir ve acısını kişiye peşin ödetirken, ikincisinden peyda olan güvelerin kemirme hedefi ruhtur ve acıyı iyice biriktikten sonra, kişiye toptan ödetirler…

Fikirsiz yalakanın, ruh iptalinden peyda toptan acıları bir yana koyalım ve onun, madde sıkletini yoran acılarının, en çok da yaranma hedeflerindeki tutarsızlıktan doğduğunu kaydedelim…

“A canım, bunlar insan değil mi, aynı dakika içinde kendilerini nasıl zıt bir yalama konumuna alsın, az evvel tükürdüğünü henüz yalamışken ve henüz dil etinin gözeneklerine vakumlamamışken, nasıl yeniden yalamak üzere tükürsünler! El insaf!’’

Bu sızlanma, acıdığımız fikirsiz yalaka namına bizdendir ve hedefi de, fikirsiz yalakaların etraflarında hayat buldukları, yaranılacak kimselerdir…11

Hem söyleyin, fikirsiz yalakaya nasıl acımayalım…

Zira en son, onlardan birini, meslek işçiliğinin şöyle bir cenderesinde acı çekerken gördük:

Çarşamba günüydü… Hükümet, Sağlık Bakanı’nın ağzından hafta sonu için sokağa çıkma yasağının kaldırıldığını duyurunca, fikirsiz yalaka:

“Ey halkım! Senin için bu serbestiyet!”

Deyivermişti de, Perşembe günü bu defa hükümet, İçişleri Bakanı ağzından:

“Hafta sonu sokağa çıkma yasağı sürecektir!”

Açıklaması yapmış, şimşekten hızlı manevra kabiliyetiyle fikirsiz yalaka bu defa:

“Ey halkım! Senin iyiliğin için bu yasaklar!”

Demiş ve işi güç bela kotarıvermişti. Ama daha yarım gün bile geçmeden bu defa Cumhurbaşkanı, son noktayı koymak manasına:

“Bazı değerlendirmeler yapınca, hafta sonu yasağının kaldırılmasını uygun bulduk!”

Deyince, ruhuyla beraber maddesi de kan ter içinde kalmış fikirsiz yalaka, canhıraş bir şekilde bu defa:

“İşte halkından yana tercih kullanan Cumhurbaşkanı! Reisim yaa…”

Dedi, son mecaliyle meslek erbaplığını gösterdi ve kendini bir un çuvalı gibi kenara bıraktı.

Pek tabii, kanalizasyon, inşaat, temizlik işçisinin çektiği acıları, perişan ahval ve endamlarından herkes görür de, fikirsizi yalakanın her an un çuvalına dönen yılgın ve perişan halini, sadece fikir insafı ve gözü olanlar görür…

Yapmayın, ey yaranma hedefleri, yapmayın!

Üç günlük şu dünyayı, üç milyon yılmış gibi yaşayan ve bu sebeple, yaranmadık merci, yalamadık ense bırakmayan fikirsiz yalakalara acıyın…

Kanalizasyon işçisi olsa, lağım sıçanlarının acıyıp, imece usulü aralarında kendisi için para toplayacakları fikirsiz yalakalara, ağız lağımlarının sıçanları kadar olsun insaf gösterin ve aranızda onlar için para toplamayacaksanız da, onlar için tutarlılık gösterin ve onlara acıyın…

Ah fikirsiz yalakalık ve ah fikirsiz yalaka ah!

Harbi emekçinin alın terine Allah’tan nasıl rahmet, ekmeğine bereket düşürmesini dilediysek, Allah’tan, senin de dil suyuna bereket, yalama kuvvetine aktivasyon düşürmesini dileriz…

İşin zor vesselam…

Son Tweetler

Başı İslam'a Bağlı, Başbağlar Köyü - Servet Turgut Seriyye Dergisi - Temmuz 2020 https://t.co/MzsrpcpHHc… https://t.co/ZotgLPAkKP
Cennet, Anaların Ayakları Altında - Servet Turgut Seriyye Dergisi - Haziran 2020 https://t.co/tyr3Lq2l3r https://t.co/FdVQ8nWREL
Ah Ah Anlayamıyorum! - Servet Turgut Seriyye Dergisi - Haziran 2020 https://t.co/AJr5gFBh3t https://t.co/EV4ezNQmNh
Takip Et Seriyye Dergisi on Twitter

Dergiler

Servet Turgut'un Kaleminden