Bu sayfayı yazdır

"Beyni Sulanmış Hafızlar"

Yazan: 29 Nisan 2022 697

Ortaokul ve liselerde okutulmak üzere hazırlanan bir kitap düşünün ki; bu kitaba göre “İslam”, “M…d’in Araplar için kurduğu bir din”dir ve gaflet edip bu dine uyunca Türklerin, millî rabıtası gevşemiş, millî hisleri, heyecanları uyuşmuş ve ennihayet tek kelimesini anlamadıkları Kur’an’ı ezberlemekten ötürü aynı Türkler, “beyinleri sulanmış hafızlara” dönmüştür!

Özde İslam nefretini, sözde Türklük muhabbetiyle ön plâna çıkaran ama - Türk’ün, müptelası olduğu iddia edilen “uyuşturucuyu” öyle bir müddet değil, handiyse on iki-on üç asırdır kullandığı ve hâlâ kullanmakta olduğu dikkate katılınca- aslında, Türklüğe de derin hakaretler belirten bu cümleler, Türk’ü İslam’dan ayırmaya odaklanmış ve devlet eliyle Müslüman Anadolu’ya adeta bir şifa aşısı olarak zerk edilmiş “Medeni Bilgiler” isimli bir kitaptan…

1929 yılında Afet İnan ismiyle yayınlanan, hakikaten ortaokul ve liselerde körpe zihinlere ders kitabı diye okutulan ve çok ileride gene Afet İnan tarafından aslında Mustafa Kemal’e ait olduğu ikrar edilen “Medeni Bilgiler” kitabı, en son İP lideri Meral Akşener tarafından bir kutsal kitap edasıyla ele alındı, parti grup toplantısında kürsüden sallandı, bizzat Mustafa Kemal tarafından yazıldığının bir kez daha altı çizildi ve olası İP iktidarında, hem de bu defa ilkokuldan itibaren okullarda okutulacağı lahutî bir tebşirat olarak haykırıldı!

Meral Akşener iktidarını değil ama “Medeni Bilgiler” isimli kitabın herkes tarafından okunmasını biz de isteriz! İsteriz ki; Türkiye’de “Türk Milliyetçiliği” hinterlandında boy veren ve İslam’ı, “Türklere çok şey kaybettiren hurafe” olarak gören süflî damarın da aslında nereden kaynaklandığı tam belirsin!

Ve bu vesileyle bir de şu olsun: Mustafa Kemal şahsına muhabbet belirtmekle beliren ve “muhafazakâr kimlikli” yalpa zümrelerini halkalayan sahte saadet baharı da, layık olduğu zemheriye inkılâp etsin!

Öyle ya; Mustafa Kemal’e tam uyamayınca, onun kendine uymayan taraflarını kendine uydurduktan sonra ona tam uyuyormuş gibi yapmak ile İslam’a tam uyamayınca, onun kendine uymayan taraflarını kendine uydurduktan sonra ona tam uyuyormuş gibi yapmak, imanî haysiyetsizlik ve fikrî namussuzluk yönünden birbirini tamamlayan iki şeydir, yani gerçekte bu iki fiil, tek bir madalyonunun iki yarısıdır!

Ve maalesef bu madalyonu boynunda bir gurur nişanesi olarak taşıyanların sayısı hiç de az değildir…

Bu vaziyete bakılırsa, Kur’an’ı ezberlediği için beyni sulandığı iddia edilen ama gerçekte Kur’an’a sarılınca uzun asırlar boyunca dünyanın süper gücüne evrilen Türk, asıl bu madalyonun kitlesel taşınımı sebebiyle “iki yüzlü” olmak yoluna doğru sırtından iteklenmektedir…

Bir “iki yüzlülük” ki; “kilise çanına pisleyen sarhoş karga” aforizmasının “Hristiyan olsa kilise çanına pislemez, Müslüman olsa içki içmez!” şeklinde cereyana getirdiği paradoksun bir benzerini de bu meselede “Müslüman olsa İslam’a sövenden gönül düşürür, dinsiz olsa İslam’a sövenin sövdüğü yerleri sansürleyip yok saymaz!” şeklinde cereyana getirir…

Zaten dikkat ediniz; “Medeni Bilgiler” Meral Akşener’in onu bir kurtuluş metni olarak ilan etmesiyle yeniden gündeme gelince, karanlıktan gelen acayip gürültüleri, sırf içindeki korku panayırını başlatmasın diye “Kedidir kedi!” diye geçiştiren bir adamın vaziyeti gene, “Muhafazakâr-Dindar kimlikli Mustafa Kemal severleri”nde “Yok yok, Mustafa Kemal yazmamıştır!” şeklinde tecelliye geliverdi…

İkiyüzlü tiplerin, iki yüzlülüklerini bıyık altı sahnelerinde sergiler halleriyle vakıa apaçık ortadadır:

Hem, İslam’a söven bir kitabı övdüğü için Meral Akşener’i yıpratmak fırsatını elden kaçırmak istemiyorlar, hem de bunu yaparken Mustafa Kemal’i de incitmekten ürküyor ve bu sebeple “Medeni Bilgiler” mevzuunda kelâm ederken “Atatürk’ün yazıp yazmadığı ayrı konu…”, “Atatürk’ün yazdığı iddia edilen…” gibi sigorta cümlelerini kullanmaktan da imtina etmiyorlar!

Hülasa; “Medeni Bilgiler”, İslam’a tam karşı kemalistlerin elinde, Mustafa Kemal’in İslam’a tam karşı oluşunun nişanesi iken, İslam’a tam taraf olamayan sözde dindarlar elinde yalnız, Mustafa Kemal’e ait olduğu iddia edilen bir kitaptır!

Ya, bütün kıymet hükümlerini yalnız İslam’a nispeten konduran ve tek bir meselede dahi nefsanî menfaat ya da selametini düşünmeyen derin ve gerçek müminler için Medeni Bilgiler kitabının hükmü nedir?

O da çok açık bir kıymet hükmü olarak şu:

-Kur’an’ı hıfzedeni her kim “beyni sulanmış hafız” diye görüyor ve İslam’ı da “Türkleri alçaltan bir hurafe” olarak işaretliyorsa, cehennem cüruflarında ıslatılmaya layık kimliğiyle asıl beyni sulanan kimse de odur, Türklüğün Allah indinde daha da yücelmesi için Türklük indinde daha da alçaltılması gereken kimse de odur!