Çeyrek Müslüman İmalathanesi

Yazan: 29 Aralık 2021 563

Hacca gideceksiniz misal… Yola çıktınız ama Lübnan’dan geri döndünüz… Dolmuşçuya tüm para uzatıp da “Şurdan bir Çengelköy al!” der gibi, şimdi de Allah’a hâşâ “Benden Lübnan kadar Hacılık say!” denir mi? Denmez… Haccın farizası ve bu farizaların nerede, hangi usullerle ifa edileceği bellidir. İsterse Kâbe’ye kadar sokulup da dön, fark etmez… Ortaya ne Hac çıkar, ne Hacılık…

Müslümanlığın her veçhesinde de aynı şey… “Müslümanım!” de ama mesele İslam’ın tam hâkim olduğu bir idare mevzuuna gelince, ıslık çalıp tavana bak! Böyle misin, Lübnan’dan dönüp de gelmiş bir Hacısın, geçmiş olsun…

Şu son yirmi yıl, türlü türlü açılardan irdelenebilir de, kaydettiğimiz husus açısından dikkat kesilince son yirmi yılda, Lübnan’dan dönünce çeyrek de olsa Hacı sayılacağını vehmeden Müslüman tipinin bir imalathanesini de kurulu görebilirsiniz… Çeyrek Hacılık, yani çeyrek Müslümanlık imalathanesi…

Hesap edin ki; Müslüman Anadolu halkı, şapka takmadığı için sehpalara çıkarıldığı, Kur’an talimini ahırlarda gizlice yapmak, ezanı “Türkçe şarkı” olarak dinlemek zorunda bırakıldığı devrelerde bile çeyrek değil, tam Müslümandı ve her şeyini kaybetmiş olsa da, bu yanını kaybetmemişti… Çünkü zulüm, evlere, dükkânlara, köylere, bağlara, bahçelere sokulabilirdi ama mümin istemediği sürece kalbine sokulamazdı… Sokulamadı da…

Amma işte şu son yirmi yıl, yani gene seküler-laik rejim kanunlarıyla ama “dindarların” idaresinde geçmiş şu son yirmi yıl, müminlerin kalp kaleleri içine adeta bir Truva atı sokuldu ve uygun bir gecenin yarısında bu Truva atından inenler, kalp kalemizin kapılarını arkasından düşmana açıverdiler!

Şimdi memleket, Lübnan’a kadar gidince de Hacı olabileceğine inanan, çeyrek Müslümanlarla dolu! Yanisini, anladınız…

Ama bir de şunu anlamalısınız: Hakiki ve tam Müslümanlık açısından “çeyrek Müslüman”, tam kâfirden ve “çeyrek Müslümanlık” da, tam küfürden âlâ zararlıdır!

Zira ilki içeriden kanser hücresi gibi kemirir, ikincisi ise dışarıdan bizi toslamaya kalkar. İlkinde öldürücü tehlikeyi fark etmezsiniz, ettiğinizde de iş işten geçmiş olur, ikincide ise tehlike alenen bellidir, savunmaya geçersiniz ve yerine göre düşman sizi dışınızdan tosladıkça, siz içeride daha bir pekleşir, daha bir kuvvet bulursunuz!

Bilmem, kastımız ve muradımız tam anlaşılıyor mu?

Rabbimiz, Kur’an’da:

“Allah’ın sana ihsanda bulunduğu gibi sen de ihsanda bulun…” (Kasas-77)

Diyor ya hani, bazı müfessirler ayette geçen “ihsan”ın, “izhar” manasında olduğunu söylüyor… Böyle olunca da ayetin manası:

“Allah’ın seni açık ettiği gibi, sen de Allah’ı açık et!”

Oluyor…

Ya işte kardeşim, sen ben yok idik, Allah bizi yarattı, yani izhar etti ve kendisi gizlendi. Öyleyse şimdi de sen ben, kendimizi ifnâ ve mahv edeceğiz, gizleyeceğiz ki, Allah da bizde izhar olunsun, yani açığa çıksın! Derinliğine gönlümüzde, genişliğine cemiyetimizde…

Ve dahi? Ve dâhisi, ayetin devamında:

“Yeryüzünde bozgunculuk isteme… Çünkü Allah, bozguncuları sevmez…” (Kasas-77)

Bozgunculuk, Allah’ın açığa çıkmadığı, çıkarılmadığı cemiyetlerin süsü, boncuğu… Allah’ın derinliğine ve genişliğine silinmeye çalışıldığı cemiyetlerin… Firavunların, Nemrutların, Ahbeslerin tesir ettiği ve yalnızca kendilerini açığa çıkardıkları cemiyetlerin…

Böyle cemiyetler işte; çeyrek Müslümanlık namına mahir imalathanelerin kurulduğu cemiyetlerdir… Böyle cemiyetlerde tam Müslümanlık gütmekse, Müslümanlığı tam kavrayan ve Allah’ı açığa çıkarmak borcunu ifa edenlerin ziyneti…

İbn-i Abbas’a söylenen ama bu vesileyle tüm ümmeti de hedef tutan bir Hadis şöyle başlar:

“Ey Çocuk! Allah’ı muhafaza et ki, Allah da seni muhafaza etsin!”

Allah’ı muhafaza etmek mi?

Çeyrek Müslüman olmamak ve kendi cemiyetinde Allah’ı açığa çıkarmak için mücadele etmek işte, aynı zamanda Allah’ı muhafaza etmek ve bu yolla da, Allah tarafından çeyrek Müslüman olmaktan muhafaza edilmektir!

Allah’ı muhafaza etmeyenlerin, Allah tarafından muhafaza olunmayacaklarını söylemeye bilmem hacet var mı? Nasıl da rahmanî bir döngü bu, değil mi?

Çeyrek Müslümanlığı kabul etmemek, Allah’ın hukukunu muhafaza etmektir ve Allah’ın hukukunu muhafaza etmek de, çeyrek Müslüman olmaktan korunmanın baş şartıdır!

Biz talip olalım kardeşim, bizden Allah’ın talep ettiğini talep edelim…

Nasılsa dünya, Firavunlara, Nemrutlara, Ahbeslere de kalmadı, kalmayacak…

Nasılsa Allah’ın tam hâkimiyetini isteyenler, dünyadayken bin parçaya bölünseler de, hakiki saadete erecekler…

Ve heyhat ki; dünyevî menfaat için çeyrekle iktifa edenler ve bu sebeple Müslümanlığın tamamından da mahrum kalanlar, her iki cihan hesabıyla hüsrana gark edilecekler…

Son Tweetler

RT @SeriyyeVakfi: BÜYÜK DOĞU-SERİYYE, bir mektep ve hikmet cihazının himmetiyle üretimde! KAMİL ALTINTAŞ AĞABEY’in kaleminden! KADIZÂDELİ…
Kerberoslar - Mustafa Erdem Seriyye Dergisi - Sayı 43 https://t.co/Dab1HTRY7b
RT @SeriyyeVakfi: Reisimiz SERVET TURGUT’tan yeni eser: İMAM GAZALÎ İLE HASBİHÂL -El Munkız Ne Söylüyor?- Çekilmeye değer bir fikir, irfa…
Takip Et Seriyye Dergisi on Twitter

Dergiler

Servet Turgut'un Kaleminden

© 2022 Seriyye Dergisi