-mış gibi...

Yazan: 15 Mayıs 2019 358

Amelini, öz niyetini perdelemek üzere tasarlama işini muhteşem bir özveri ile sahaya sürenimiz ne de çok. Hesapsız samimiyetleri küçük hesaplı sahteliklere tercih edenlerimiz keza... Başından sonuna pazarlık kokan hareketlerin nihayetinde, tecrübelerimize altın tepside sunulan popüler tavır; “-mış gibi”…

 

‘’Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.’’ (Müslüm, Birr,34)

 1ve2

“DERTLERİ KADINLAR-MIŞ GİBİ…”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü… Yer Samsun’da merkezi bir cadde, toplumsal cinsiyet eşitliği temalı yürüyüşü düzenleyen ‘’Mor Çatı’’. Bilmem kaç yüz tane kadın bir araya gelmiş hürriyet temalı sloganlarını öttürüyor;

  • ‘’Kapitalizme İSYAN, Erkek şiddetine İSYAN, Cinsel istismara İSYAN…’’

Slogan açık, isyan; habis ruhlu iktisadi sisteme, şiddete ve cinsel suçlara… Ve hemen ardından gelen yeni slogan;

  • ‘’Yer, içer, gezerim SANANE, Kızlı erkekli yaşarım SANANE, Hamile kalır doğurmam SANANE…’’

‘’HAYDAA..! Az önce küresel iktisadi sömürüye, adaletten yoksun şiddete ve namussuzlara has cinsel suçlara isyan ederken bu da neyin nesi?’’ deyiveriyor insan. İkinci slogan, ilkini izhar edici bir balyoz kuvvetiyle indiriliyor idraklerimizin gong tepsisine;

  • “Namus kavramına, aile mefhumuna ve adaletin her türlüsüne İSYAN!”

Yürüyüş olanca hiddetiyle ve çığlıklara harman olmuş sloganlarla devam ediyor cadde boyu. Bilmem kaç yüz metrelik yol kat edildikten sonra yürüyüşü çeken kameraların objektifi, çöpten karton toplayan yazmalı bir Anadolu kadınına takılıveriyor. Bu esnada yürüyüş mensuplarınca slogana devam;

  • ‘’YAAŞAASIIIIN KAAADIIIN DAAYAANIŞMAAMIIIZ!’’

Teyze şaşkın bakışlar eşliğinde yürüyüşü uzaktan izliyor. Yürüyüş mensuplarından birkaçının selamlamak niyetiyle el sallaması ve tebessümü haricinde teyzemizi umursayan yok. Muhabir, dikkatini çeken teyzemizle iletişime geçerek 8 Mart hakkında ne düşündüğünü soruyor. Yaşı 50’nin üzerinde olduğu her halinden belli teyzemizden cevap;

  • ‘’Ne düşüneyim ki? Bugünün diğerlerinden farkı yok, ben çalışmak zorundayım…’’

Teyzemiz, gösterideki kadınların caddeyi terk etmesinin ardından karton toplamaya devam ediyor. Muhabirin kendisinden öğrendiği kadarıyla ismi Halime olan teyzemiz karton toplama işini, çocuklarını cezaevinden kurtarmak ve sahip olduğu borçları ödemek amacıyla icra ediyormuş.

Slogan heyeti ile Halime teyze arasındaki fark; yürümek ve izlemek fiilinden öte, yok etmek ve varlığını muhafaza etmek planında taban tabana zıt. Daha önceki satırlarda da bildirdiğimiz üzere slogan sürüsünün güdümünde imha etmek üzere adalet, aile ve namus varken; Halime teyzemiz namusunu muhafaza bilinciyle kazandığı helal rızık ile adalet kürsüsüne vararak ailesini bir etmek gayretinde.

Teyzemizi umursamaksızın çığırmaya devam eden yürüyüş mensuplarına cevaben sloganımız;

  • ‘’ BU NASIIIL KAAAADIN DAAYAANIŞMAASIII?’

~ Tablo ve HÜKÜM: ~

Çatıları tepelerine çökesi topluluğun isyanı ne küresel sömürü pazarına ne adaletten mahrum bir dünya hayatına, ne de namussuzluk tavrına. Yaşamasını arzuladıkları kadın dayanışmasının muhatabında ise Anadolu irfanına bürünmüş iffetli kadınlara yer yok. Mor Çatı’yı bu kadın müsveddelerinin kafasına yıkacak olan ise bizzat köküne düşman oldukları Anadolu irfanı.

*****

‘’ İTTİFAK DEĞİL -MİŞ GİBİ…’’

Malumunuz yerel seçimler şu sıralar Türkiye’nin gündeminde. İki ayrı kutup halinde yorumlanan ittifak zümreleri mevcut. Taraflardan birini Ak Parti ve MHP ittifakı oluştururken, ‘’CHP, HDP, İYİ P. ve SAADET P.’’ den müteşekkil muhalefet cephesi ise birbirleri ile yaptıkları müttefikliği inkâr ile halkın kafasını karıştıran yeni bir ittifak modeli üretti.3

  • CHP’den HDP’li İttifakı İnkâr;

24 Haziran seçimlerinde terör örgütü PKK’nın siyasi kanadı HDP’yi meclise taşıyanın CHP olduğu hepimizce aşikâr. Bahsi geçen ittifakın yerel seçimlerde de sürdürüleceği gerçeğini tahmin etmek hiç de zor değil.4

Bir önceki seçimin nihayetinde hükümet kanadı ve Anadolu insanından aldığı sert tepkilerin tekrarından korkan CHP, yerel seçimlerde 7 ilde (Gaziantep, Şanlıurfa, Adana, Ankara, Mersin, İzmir ve İstanbul) aday çıkarmayacağını ve CHP’yi destekleyeceğini ilan eden HDP’yi inkâr etmekte ısrarcı. İfade CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’dan;

  • ‘’Bugün ittifak yaptığımız siyasi parti İYİ Parti’dir. Onun dışında başka hiçbir siyasi partiyle gizli ya da açık ittifakımız yoktur. Yaptığımız her şeyi şeffaf, milletimizin gözü önünde yapıyoruz. Başka bir siyasi partinin aldığı kararın döndürülüp de CHP için bu şekilde yorumlar yapılmasının, kastı aşan yorumlar olduğunu düşünüyoruz.’’

İfadede geçen ‘’Yaptığımız her şeyi şeffaf, milletimizin gözü önünde yapıyoruz’’ yorumuna kati surette katılmakla birlikte; sahtekarlıklarını gizleyici bir gayeyle kuşandıkları şeffaflık perdesini izhar ve kuşandıkları perdenin içindeki çirkinliği gizlemeye yetmeyeceği gerçeğini ilan etmek kalemimize borç. Böylesi basit ali-cambaz oyunlarıyla Anadoluluyu kandırma hayali ancak, gözünün içine baka baka aptal yerine konan Anadolu insanının her seçim keyifle şamarladığı aptallar sürüsüne layık bir plan.5

  • İP’nin HDP’yi İnkârı;

Yakın zamanda Türkiye siyasal hayatına Meral Akşener liderliğinde giren ve yeni bir parti olması hasebiyle siyasi arenada heyecan uyandıran fakat fikir sahiplerince ‘’Balık baştan kokar’’ kabilinden değerlendirilen “İyi Parti” de sözde milliyetçi kimliğine rağmen HDP ile muhtelif il ve ilçelerde 31 Mart seçimleri için ittifak yapmış durumda.

Milliyetçi-Muhafazakâr (!) iddiası hasebiyle mi bilinmez, İP de HDP ittifakını inkâr edenlerden. İzmir, Iğdır ve “Millet İttifakı” nın yapıldığı daha birçok il ve ilçede CHP-İP-HDP ittifakı göze çarpıyor. HDP’nin İP desteğinden duyduğu memnuniyete misalen HDP Iğdır Belediye Başkan Adayı Yaşar Akkuş’un teşekkür dolu ifadesi;

  • ‘’Meral Akşener bize kardeş gibi geldi. Gün özgürlük için destek günüdür."6
  • Saadet’in Temel’li İnkârı;

Saadet Partisi de malum 4’lü ittifakta küçük de olsa bir paya sahip. Pek tabi kendileri İslamcı kimlikleri ve Ehli Sünnet’in kalesi (!) olmaları hasebiyle CHP ve HDP ile yan yana görünmek istemeyenlerden. Fakat aday tablosu Adıyaman başta olmak üzere muhtelif ilçelerde CHP ve HDP’nin Saadet adayını destekleyeceğini bizlere gösteriyor.

Özrü kabahatinden büyük Temel Karamollaoğlu’nun ifadeleri ise şöyle;

  • ‘’İttifak yok, temas var.’’

‘’Gösterdim ama elletmedim’’ demekten farksız bir hususiyet belirten bu ifade namuslu bir ilişki içinde olduğunuzu kanıtlamaya yetmez Temel Bey! Zira bir önceki seçimde CHP’ye gayrimeşru yoldan kazandırdığınız vekilleri bu millet unutmuş değil…7

 

~ Tablo ve HÜKÜM: ~

Televizyonlarda CHP’nin HDP’ye benzediği, SP’nin CHP’leştiği yorumları yapılırken; HDP’nin Kandil’den yönetildiği, İP’in de Kandil’den talimat alan bir parti ile nasıl oluyor da aynı çatı altında siyaset yaptığı sorgulanadursun;

Hepimizin bildiği bahçıvan, aşçı, şoför ve uşak arasındaki gayrimeşru ilişkiyi tıpatıp andıran bir ittifak tablosu ile karşı karşıya olduğumuzun bilinciyle; Her biri bir diğerini inkâr ile iç içe mercimeği fırına verirken, fırından yanık kokusu alan halkın ‘’Hayırdır ulan?’’ sualini cevapsız bırakan ittifak mensuplarına hitaben;

‘’Oynadığınız 3 Maymun rolü tabiatınıza has bir amel belirtiyor, FARKINDAYIZ! İster aşçınız şoföre ister bahçıvanınız uşağa… Aranızdaki iffetsiz ilişkiden sadır olan leş kokusu Anadolu’yu sarmıştır. İffetine düşkün Anadolu, gayrimeşru ilişkilere layık muameleyi tarafınıza er ya da geç gösterecektir.8

*****

‘’PROVAKASYONA GELMİYOR-MUŞ GİBİ…’’

 

8 Mart vesilesiyle Taksim’de yapılan Feminist eylem ‘’Ezan-ı Muhammedî’’ nin ıslıklandığı iddiaları ile gündem oldu. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere halkın sert tepkilerine sebep olan tablo için ayrıca ertesi gün aynı yerde (Taksim) Ezan’ı ıslıklayanları protesto etmek amacıyla bir grup insan toplanarak yürüyüş yaptı.

Ahlaksızlığının kaynağı, bizatihi yürüyüş mensuplarının kirli zihin dünyaları ve tezahürü pankart paçavraları olan Feminist eylemden çok, eylemi protesto eden grup AKP’li vekil tarafından eleştiriye tâbi tutuldu. İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun ifadesi şöyle;

  • ‘’Ezanın ıslıklandığı olasılığı ne kadar rahatsız ediciyse, ‘Ezana uzanan eller kırılsın.’ sloganıyla şiddet dili kullananlar çok daha ürkütücü. Ezanın bu şekilde korunmaya, hele insanları incitmeye ve kaba kuvvetle korkutmaya ihtiyacı yok. Biraz sükûnet ve sağduyu lütfen.

Başta başörtüsü olmak üzere, mukaddesatımıza sahip çıkmak iddiası ile meydana çıkmış ve iddiası hasebiyle Anadolulu tarafından 16 küsur senedir hükümet kılınmış bir partinin milletvekili olan Yeneroğlu’na sorulur;

 

  • Yasama organının bir mensubu olarak, Temel Hak ve Özgürlükler kapsamınday-mış gibi görünen fakat net olarak ifade edilmediği için mahkemelerce kâle alınmayan mukaddes değerlerimizi muhafaza etmek namına üzerinde çalıştığınız müstakil bir kanun tasarısı mevcut mu?

 

  • Ezan, bayrak, vatan gibi mukaddes kıymetlerimize el uzatanın eline, dil uzatanın diline layık gördüğünüz ceza nedir?

 

  • Mukaddesatımıza düşmanlığı herkesçe aşikâr olan Feminist akım ve eylemlere layık görmediğiniz “ürkütücü” sıfatını ve “tehdit” algısını, mukaddesatını muhafaza maksadıyla meydan yerine çıkmış ve hiçbir taşkınlık yapmamış insanlara yakıştırmak cüretini nereden buluyorsunuz?

 

  • Muhalif elleri ve dilleri muhafaza ederek, sizden olanlara ‘’Ne de olsa bizim çocuklar canım...’’ muamelesi yapmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?

9Geçelim… Ve gelelim Ezan’ı ıslıklama muhabbetinin provokasyon olduğu iddiasına ve sahiplerine. İşleri daima çığırmak ve taşkınlık çıkarmak olan grubun polisi ıslıkladığı esnada tesadüfen Ezan’ın okunduğu iddiasını kabul edelim ve iddia sahibi gazetecilerin ekserinin AKP’ye yakın isimler olduğunun altını çizelim.

Sosyal medya üzerinden yaptığımız araştırmaların neticesinde ise ezanı protesto etmediğini iddia eden yürüyüş mensuplarının varlığının yanı sıra, “hesaplaşmalarının yalnızca ataerkil kültürle değil, İslam dini ve dolayısıyla ezan ile de olduğunu” ifade eden ciddi bir kitlenin varlığı yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Hâl böyleyken “ezanın protesto edildiğini iddia edenleri” provokatör ilan edenlerin ifadelerinin hülasasına işaret eden örnek ise şu şekilde;

 

  • “Halkımızın birlik ve beraberliği tüm siyasi hesaplardan, partilerden, gruplardan daha mühimdir. Bizi birbirimize düşürmek için devreye sokulan provokasyonlara karşı lütfen dikkatli olalım. Gün ajitatif kurgularla değil; sağduyu ile hareket etme günüdür…”

 

İslami cenah ve AKP’ye yakın olduğu bilinen şahıslarca provokatör ilan edilenlerin kim olduğu hususuna temas edecek olursak, evvela Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın potaya koyulduğunu ifade ederek başlamak gerekir.

Seçim programı çerçevesinde Adana’da ilgili olaya dair açıklamalarda bulunan ve sert bir eleştiri dili kullanan Erdoğan; provokasyona gelmiyor-muş gibi yapanlarca provokatör ilan edilmiş, “birbirimize düşürmek” fiilinin faili addedilmiştir. Subliminal olarak ifade edilen ve alt metinler aracılığı ile verilen bu mesaj, Erdoğan aleyhine provokasyon yapmak değildir de nedir? Takdir okuyucunun...

Mukaddes ölçülerimizi hedef kutbuna koyduğu apaçık meydanda olan topluluğa karşı usulünce ve erkekçe tepki gösterenlere provokatör damgası yapıştırarak halka sağduyu çağrısı yapanların hâl diliyle gizlemeye çalıştıkları müennes hüviyetleri gören gözlerce malumumuz. Politik kaygıları hasebiyle ‘’hem ayranım dökülmesin hem yoğurdum eksilmesin’’ kabilinden tavır takınan gazetecileri ve hükümete muhalif olmak derdiyle yanıp tutuşan İslamcı şahsiyetleri öz düşmanımıza odaklanmalarını tavsiye ile erkekliğe davet ediyoruz!

~ Tablo ve HÜKÜM: ~

Kirli Feminist akım borularından evimizin şebeke suyuna karıştırılmak suretiyle abdestimize ve aşımıza musallat edilmek istenen zehrin farkında olarak, icabında teyemmümle abdest alıp susuz kalmak pahasına zehrin kaynağına hücum etmek borcu dururken; içilen suyun tesiriyle sıtma olan komşu çocuğunun ağlama sesinden rahatsız olmak ve dikkatleri bu yönde toplamak suretiyle komşu çocuğuna fırça kaymak en hafif tabirle cahiliyete işarettir.

DİPNOT: Komşuluk hukuku ve mahalleyi muhafaza etmenin gerekliliği, attığımız şefkat tokadı vesilesiyle tarafınıza ihtar olunur!

Son Tweetler

Ensarlık Nasibi ve Suriyeliler - Servet Turgut Seriyye Dergisi - Ağustos 2019 https://t.co/mjAIlphXMb https://t.co/FgYKceDvOM
Biz Kime Güvenek, Kime Danıştay’Ak? - Servet Turgut Seriyye Dergisi - Ağustos 2019 https://t.co/1GvucnYTHm https://t.co/EINgRO1u37
İstanbul Müftülüğü, Yeni Bir İşgal Üssü mü? - Servet Turgut Seriyye Dergisi - Ağustos 2019 https://t.co/wMHKhdKY7h https://t.co/yStlOnH9cH
Takip Et Seriyye Dergisi on Twitter

Dergiler